İzleyiciler

26 Mart 2016 Cumartesi

Sürpriz Can Verir 2...



            Bu kez günlerden bir cuma günü idi. Ananeli günler normalden iki kat daha büyük bir hızla akmaktayken ben hala anın tadını çıkarmakla meşguldüm. Kapı çaldı, hiç beklenmedik bir şekildenin altını çizmek isterim, kapı çaldı ve karşımızda oğlumun idolü, minik kurabiyemin hastası ve benim tek kardeşim vardı. Bu ikinci şoku hiç tahmin edemiyordum. Günlerin hatta ayların yorgunluğunu ananeyle omuzlarımdan atmıştım ki şimdi bir de o omuzların taşıdığı baş müthiş bir gülümsemeyle parlamaktaydı. Çok mutlu oldum. Duygu pekişmesi ve hatta aynı duygunun katlanarak doz aşımı hissettirmesi bu olsa gerekti. Ve ben bunu uzun zamandır yaşamıyordum.
           Uzun lafın kısası çok yorulmuştum, çok sıkılmıştım ve çok da ışıksızdım ki çıkageldiler. İyi ki geldiler, iyi ki sürpriz diye mükemmel bir şey var ve iyi ki bana bunu yaşatan insanlarla dolu bir hayatım var....

24 Mart 2016 Perşembe

Sürpriz Can Verir..




                        Günlerden bir pazartesi idi. Her zamanki gibi pazartesi sendromu nasıl atlatılır diye kara kara düşünüyordum. Oğlum okula hazırlanacaktı, bebeğim karnı acıkacak, emecek, uyuyacak ve gün boyu bunları tekrarlayacaktı. Aynı zamanda ev temiz olmalı, yemekler hazırlanmalı ve tabi ki kişisel bakımla günün en azından sonu motiveyle kurtarılmalıydı. Bu olağan rutinin en başına süper bir nokta atışıyla anane uçtu. Uçtu ve yetişti. İstanbulumdan kalkmış hem de hiç belli etmeden kocamaaaan bir sürpriz yapmıştı. Bir insanın anında omuzlarından büyük bir yük kalkması böyle oluyormuş demek. Gördüm, güldüm, şok oldum ve hemen akabinde bir rahatlama hissettim. Annelerin en büyük molası ananeli anlarmış.
                      Benimle birlikte, eşim ve çocuklar da aynı şaşkınlığı yaşadılar. En azından birkaç gün nefes alabileceğimi bilmek, ailemin genel huzurunun ve mutluluğunun paylaşarak büyüdüğünü seyretmek büyük keyif. Bir hafta boyunca bu anların tadını çıkaracağım. Bütün ananeli annelere selam olsun, yaşasın özgürlüüükk....

19 Mart 2016 Cumartesi

Şehirlere Bombalar Yağardı....




                        Her gün uyandığınızda siz de benim gibi ajansları gözden geçirenlerdenseniz bu aralar güne mutlu başlamanın mümkün olmadığını biliyorsunuzdur. Maalesef her gün ülkemin farklı yerlerinde bombalar patlıyor ve yine maalesef masum insanlar can veriyor. Ve ondan da fazla yaralı olması yürek burkan diğer bir hikaye.
                       Bugün İstanbulumda hem de İstanbulun göbeğinde Taksim'de son buldu birkaç hayat ve hala yaşama tutunmak için mücadele edenler var. Hemen akla gelen sorular; kim yaptı, ne için yaptı, daha ne kadar devam edecek, daha kaç can bu sebepsiz gidişe ortak olacak. İşin tuhafı bu sorulara hiç kimse hiç bir gün tam netlik kazandıramadı. Bu platformda siyasi tartışma içine girmenin beyhude bir uğraş olacağını düşünüyorum. Bu sebeple zafiyetle ilgili, yetersiz önlemlerle ilgili, izlenen politikayla ilgili konuşmayacağım.
                       Sadece işine giden belki sadece yürümek isteyen ya da benim gibi özlemle İstiklale sarılmak isteyen birileriydi bugün orda olanlar. Her ne sebeple olursa olsun ölümün bu yüzüyle karşılaşmak hiç kimsenin hak ettiği tarzdan değil. Büyüklerimiz hep diyor ki; biz geldik gidiyoruz, size üzülüyorum. Şimdi ben de diyorum ki çocuklarım için benim düzeltemeyeceğim bir güvensizlik ortamı sarmaşık gibi sarmakta ülkemi. Hepimiz için güzel günler dilemek tek temennim ve yapabildiğim......

18 Mart 2016 Cuma

Bahar gelmeliydi zaten...



                     Geçtiğimiz yıl bahar aylarında henüz yeni hamile olduğumu öğrenmiştim. Baharın değişen hava şartları bir yandan bebeğimin gelişimiyle ortaya çıkan mide bulantıları bir yandan, bahar sendromunu dipte yaşamıştım. Şimdilerde tekrar aynı dönemlerdeyiz ve burnumda hala geçen yılki kokular var. Ama güzel olanı bunlar tamamen psikolojik. Ve nihayetinde gerçekten bahar geldi. Toprak mis gibi kokuyor, güneş yüzünü göstermeye başladı,kuşlar,çiçekler vs... Aslında o kadar da romantik değilimdir. Sadece bir mayıs çocuğu olarak içime alasım sarıp sarmalayasım gelir baharı...
                       Bebeğim şimdi 4 aylık oldu. Çok güzel, gülünce gözlerinin içi gülen, abisine nazaran daha sakin bir bebek. Oturmak için delirmesine rağmen sıklıkla oturtmuyorum. Ek gıdalar daha çok gündemimde bu ara. Yoğurt, meyve suyu anne sütüne eşlik ediyorlar bakalım. Yoğurt her ne kadar kekremsi gelse de miniğime, her gün denemeye devam. Umarım abisi gibi yeme sorunlarıyla karşılaşmayız.
                       Havaların iyiden iyiye ısınmaya başlamasıyla artık daha fazla sokakta kalabiliyoruz. Bebeğimin dışarıyla olan sorunu da çözüldü gibi. Kış münasebetiyle 3 ay evine alışan kızım sokakta çok rahatsız olmuştu. Ama artık rahat rahat uyuyabiliyor bile. Bunun adı da bir anne için özgürlük oluyor tabi.
                       Bahar gelmeliydi zaten; kışın bütün karanlığını silip süpürmeli, içimizdeki kasveti sıcağıyla eritmeli, gönlümüze konan kelebekleriyle enerjimizi yükseltmeliydi. Ve sonunda geldi....

17 Mart 2016 Perşembe

Yeni Pencerem....






                     Her insanın serüveni o müthiş doğum anıyla başlar. İlk duyulan ağlama sonra yerini sıcacık gülümsemelere, çıkarılabilen her nevi sesle oluşan anlamlı anlamsız kelimelere, kızgınlıklara, şaşkınlıklara, sevinçlere, hüzünlere ve yaşamsal ritüellere bırakır. Kimi duygusal bir romanın baş kahramanı kimi macera dolu bir öykünün haylaz çocuğu, kimi aşk yüklü bir geminin kaptanı, kimi çaresizlikler içinde son kibritini yakan bir kızı, kimi azılı bir katili canlandırır serüveni devam ettikçe.
                     Benim serüvenim bundan taa 35 yıl önce aşık olduğum kentte İstanbul'da başladı. Tek çizgide ilerlemedi. İçinde hep ara yönler, katili hep uşak sandığınız ama evin oğlu çıkan kısa öyküler, hayata gülümseyen anlık tutunuşlar, hem tıka basa yalnız hem sessizce kalabalık gündüzler ve akabinde geceler, farklı tatlar ve nihayetinde çeşnili bir serüven oldu bugüne dek.
                     Şimdi bu hikayede yeni bir pencerem var. Şimdilik küçük ve hemen her yeri gördüğü de söylenemez. Ama büyütmeyi planlıyorum. Şu meşhuur balkonu mutfağa katma projesi gibi. Hem kolay hem zengin.
                      Penceremde günün her saati değişik yaşanmışlıklar görülecektir, muhtemel. Umarım birlikte bakar ve çok güzel şeyler görürüz bundan böyle.....