İzleyiciler

21 Aralık 2016 Çarşamba

Eksik Parçalar...


                 Büyük bir hevesle başlayıp, hızla yol alıp bir noktada biraz bekleyebilir, nasılsa yaparım, ona da sıra gelecek gibi çeşitli sebeplerle yarım kalan diğer bazı işlerim gibi yazılarıma da verdiğim uzuuunca bir aradan sonra kördüğüm olma sebeplerimden bahsederek işe tekrar dönmek istedim.

                 Bebeğimi büyütürken yaşadığım harikulade zamanların arasında çok önceden başladığım kitap yazma serüvenim aklıma geliverdi. O kadar uzun zaman olmuştu ki yazmaya başladığımda elektronik ortamlardan yardım alınmıyordu ve eski tip bir ajandayı kullanmıştım. Yine o kadar uzun zaman olmuştu ki ajandayı saatlerce aramak zorunda kaldım. Buldum, kesin eksiklerim vardır diye düşünerek okumaya başladım. Ancak her şey tadında ve istediğim gibi yazılmıştı, beğendim. Tam tekrar elime kalemi alıp zevkle hikayeme devam edecekken, tatlı kızım uyandı. Biricik eşim bana güzel bir şövale almıştı. Toz ve örümcek ağlarından temizleyip aynı temizleme işlemini tuale de uyguladıktan sonra bir resme başladım. Zemin klasik olacak ancak bu klasik fonun üzerinde modern dokunuşlar olacaktı ki fonda kaldım. İstanbulumdan yine İstanbulumda geçen bir hikayeyi anlatan bir kitap almıştım. Heyecanla başlamış ve hızla da devam etmiştim. Ağırlaşan göz kapaklarım ve kısacık uyuyan güzel kızımla kitabım ayraçla bütünleşti.
                  İçtiğim soğuk kahveler, yarı uykulu okula hazırladığım yakışıklı oğlumla dolan teferruatlar, özellikle hafta sonlarını doldurmaya çalıştığım sosyal aktivite arayışları, İstanbuluma duyduğum özlem ve daha fazlası beni tıpkı resimdeki gibi eksik parçalarla dolu bir hayatta kördüğüm yaptı. Özetle yaşadığım buyken yine prensesim uyandı. Sağlıcakla, mutlu, dinlenmiş ve aydınlık kalın.....